Bağırsak enfeksiyonları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bağırsak enfeksiyonları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Yaz Aylarında Sık Görülen Bağırsak Enfeksiyonlarının Belirtileri Nelerdir? – 2

Bağırsak enfeksiyonlarının çoğunda en önemli belirti ishaldir. Bazen ishalden önce, hastalık bulantı ve kusma ile başlar. Dışkıda cerahat ve kan yoktur. Ateş yüksek değildir. Karın ağrısı ya yoktur yada hafiftir. İshal ile çok miktarda su ve tuz kaybedildiği için dil kurudur. Kaybedilen tuzlar ve sıvı yerine konulmazsa hastanın tansiyonu düşer, bitkinleşir. Kolera örneğinde olduğu gibi, kaybedilen sıvıyı yerine koymakta yetersiz kalınırsa, böbrek yetmezliği gelişebilir, hasta da kaybedilebilir. Sıvı kaybı, çocuklarda ve yaşlılarda daha tehlikelidir.

Yiyecek-içeceklerle alınan mikroplar bağırsak duvarını istila etmişse, kanamaya yol açabilir. Genellikle hastanın ateşi ve karın ağrısı vardır. Dışkılama sayısı fazladır ama miktarı azdır.  

Yapılması gereken ilk müdahaleler nelerdir?

İshalin tek tedavisi vardır: kaybedilen sıvının yerine konulması. Kaybedilen sıvı sadece sudan ibaret değildir. Su ile birlikte sodyum, potasyum, klor, bikarbonat gibi yaşamsal önemi olan, “elektrolit” dediğimiz tuzlar da kaybedilir. Özellikle kolalı içecekler hem elektrolit içerdikleri, hem de şekerli oldukları için ishal tedavisinde tavsiye edilebilir.  

Kaybedilen sıvı ve tuzları yerine koymak için içine şeker ve biraz tuz katılmış portakal suyu, içine biraz muz katılmış tuzlu ayran gibi içecekler ile farklı seçenekler yaratılabilir. Eczanelerde satılan “oral rehidratasyon paketleri” her yaştaki hasta için önerilir. Bu paketlerden bir tanesi bir litre suya katılarak hastaya içebildiği kadar içirilmelidir. Her dışkılamadan sonra 1-2 bardak içirilerek kaybedilen sıvının yerine koyulması önerilebilir. Bu karışım; 5 su bardağı kaynatılmış soğutulmuş suya, 2 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı sofra tuzu ve 1 çay kaşığı karbonat konarak da hazırlanabilir.

Bulantı ve/veya kusma nedeniyle ağız yolundan sıvı alamayan hastalara, vakit geçirilmeden, damar yoluyla serum verilmelidir. 

Tedavide dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, özellikle kanlı ishalde, ishali kesmeye çalışmamaktır. Daha önce de değindiğimiz gibi, ishal, bir korunma, bağırsağa girmiş olan mikropları bağırsaktan uzaklaştırma yoludur. 

Ne zaman hastaneye başvurulmalıdır? 

Sıvı kaybı ağız yolundan karşılanamıyorsa, hasta bulantı veya kusma, aşırı iştahsızlık nedeniyle ağızdan sıvı alamıyorsa mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Çünkü bu durumda, hastaya serum vermek gerekecektir. Ayrıca ağızdan sıvı verilmesine rağmen ağız ve dil kuruluğu devam eden, karın derisinin esnekliği ve gerginliği kaybolan, tansiyonu düşen hastalar da hastaneye götürülmelidir. 

Ateş, karın ağrısı ve kramplar, hastanın hastaneye götürülmesini ve dışkıda etken mikrobun ne olduğunun anlaşılması için “dışkı kültürü” dediğimiz tahlilin yapılmasını gerektiren belirtilerdir. 

Yaz aylarında besin zehirlenmesi ile karşılaşan kişi nasıl beslenmelidir?

Her şeyden önce, bol sıvı almalıdır. Sadece su yeterli olmadığından, çay, meyve suları, maden suyu, ayran gibi içecekler verilebilir. İshal tamamen kesilinceye kadar süt içmemek ve sütlü besinlerden uzak durmak doğru olur. Bazı ishalli hastalarda, geçici bir enzim eksikliği nedeniyle, ishal kesilse bile süte tahammülsüzlük görülebilir. Çiğ sebze ve meyve gibi posalı gıdaları yememek, bunun yerine haşlanmış sebze pürelerini, meyve sularını tercih etmek gerekir. Pirinç çorbası, çay, kızarmış ekmek ve beyaz peynir halkın çok iyi bildiği ve genellikle ishal durumunda hemen uygulamaya başladığı bir yemek listesidir. Buna ızgara et veya köfte, haşlanmış patates, az yağlı makarna eklenebilir. Salçalı ve soslu yiyeceklerden, kızartmalardan kaçınmak gerekir. 

Uz.Dr.Behiç Oral
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Özel Ankara Güven Hastanesi

Yaz Aylarında Görülen Bağırsak Enfeksiyonları - 1

Bağırsak enfeksiyonlarının yaz aylarında daha sık görülmesinin bir nedeni, su kaybının artmasına bağlı olarak susama hissinin artması ve bu gereksinimi karşılamak için de temiz olup olmadığına aldırmadan her türlü içeceğin daha fazla tüketilmesidir. Bir diğer nedeni de artan sıcaklık nedeniyle yiyeceklerin daha çabuk bozulmasıdır. 

Kirli ve mikroplu sular


Yaz aylarında kırda piknik yapanlar, çoğunlukla yörede bulunan pınar veya çeşme sularını içme suyu olarak kullanmayı tercih ederler. Bu sularda bulunan ve bağırsak enfeksiyonları gibi hastalıklara sebep olan mikroplar gözle görülmez. İçme suyu olarak kullanılmasa bile, kirli su ile yıkanmış meyvelere de mikrop bulaşır. Özellikle çiğ olarak ve kabuğu soyulmadan yenilen yiyecekler daha çok risk taşır. Bu suları kullanarak hazırlanan ve içeceklerin içine atılan buz, daha da tehlikelidir. 


Mikroorganizmalar daha çok hangi yiyeceklerde bulunur? 


Et ve süt ürünleri ile iyi yıkanmadan çiğ olarak tüketilen sebze ve meyveler (özellikle tavuk eti, yumurta, çiğ yumurtadan yapılan mayonez, krema ,midye, istiridye ve kabuklu deniz hayvanları iyi pişirilmediğinde, marul, yeşil salata, maydanoz gibi sebzeler iyi yıkanmadığında risk içerirler.)
İç sıcaklıkları zararlı mikropların ölmesini sağlayacak kadar yükselmeden pişirilebilen, bütün tavuk, döner, ızgara köfte gibi gıdalar, vakumlu paketi açıldıktan sonra kısa sürede tüketilmeyen sosis, salam gibi gıdalar, dondurulup çözüldükten sonra tekrar dondurulan gıdalar risk içerir. Pastörize edilmemiş sütten yapılmış taze peynir, tereyağı, dondurma gibi gıdalar da mikroorganizma içerebilir. Sütlü tatlılar ve pastalar hazırlandıktan sonra uygun ısıda soğutucuda tutulmazsa tehlikeli olabilecek gıdalardır.

Yaz aylarında en çok dikkat edilmesi gereken yiyecekler açıkta satılan ya da bekletilen ve buzdolabında saklanmayan yiyeceklerdir. Her şeyden önce yiyeceklerin taze olmasına, paketlenmiş olarak pazarlanan yiyeceklerin üzerindeki son kullanma tarihinin geçmemiş olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca, elektrik kesintisi nedeniyle, soğukta saklanması gereken yiyeceklerin bir süre “ısınması” içlerinde bulunan ve sayıca az olduğu için sağlığa zarar vermeyecek olan mikropların çoğalmasına yol açacaktır. Özellikle hazır dondurmalarda bu noktaya çok dikkat edilmelidir.