Özel Ankara Güven Hastanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özel Ankara Güven Hastanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Doğru Beslenme ile Zihinsel Performansı Artırma Yöntemleri

Zihinsel performansı artırmak doğru beslenmeyle mümkün. Zihinsel performansı artırmak için neler yapabileceğimize bir göz atalım:
- Amaç zihinsel performansı artırmak ise en önemli öğün kahvaltı olmalı. Araştırmalara göre her gün kahvaltı yapan kişiler diğerlerine oranla daha dikkatli ve daha başarılı. Kahvaltı alışkanlığı olmayan kişilerde konsantrasyon kaybı yüksek.
- Tempolu bir güne başlarken; şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltı yerine peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı her zaman daha iyi sonuç verir.
- Zihinsel performansı en çokta B grubu vitaminler artırır. B grubu vitaminler başlıca, tam tahıl, süt, yumurta, bezelye, yer fıstığında bulunur.
- Her gün 2 adet ceviz içerdiği bitkisel protein ve omega-3 sayesinde özellikle çocuklarda beyin gelişimi ve zihinsel performansı olumlu yönde etkiler. Kahvaltıda veya kahvaltı sonrasında ara öğün olarak tüketilebilir.
- Haftada en az 1-2 defa balık tüketimi içerdiği omega-3 sayesinde serotonin hormonunun yapımını artırarak zihinsel performansı olumlu yönde etkiler.

Güven Hastanesi

12 Aralık 2014 Cuma

Kış Dönemi Hamile Eğitim Seminerleri Başlıyor

Yıllardır büyük bir özen ile yaptığımız hamile eğitim seminerleri devam ediyor. Yenilenen içeriği ile kış dönemi hamile eğitim seminerlerimizde sizlerle buluşmak için sabırsızlanıyoruz. Bilinçli bir gebelik, doğum süreci ve bebeğinizin bakımı ile ilgili kapsamlı bir eğitim için sizleri bekliyoruz.

HAMİLE EĞİTİM SEMİNERLERİ
HER CUMARTESİ  11:00-13:00  SAATLERİ  ARASINDA YAPILMAKTADIR.           
 
1.HAFTA
EĞİTİMCİ  : KADIN DOĞUM UZMANI
ÜREME ORGANLARI VE GEBELİĞİN OLUŞUMU 
GEBELİK İZLEMLERİ, RUTİN YAPILAN TETKİKLER VE BAĞIŞIKLAMA 
GEBELİKTE TEHLİKE BELİRTİLERİ VE YAPILMASI GEREKENLER 
DOĞUM SÜRECİ 

EĞİTİMCİ:  DİYETİSYEN
GEBELİKTE BESLENME VE NUTRİSYONEL DESTEK
 

2.HAFTA
EĞİTİMCİ: PSİKİYATRİST
GEBELİKTE ANNEDE MEYDANA GELEN PSİKOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER
DOĞUM SONRASI ANNEDE MEYDANA GELEN PSİKOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER

EĞİTİMCİ: KADER DOĞAN
GEBELİKTE GÜNLÜK YAŞAM
GEBELİKTE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
GEBELİKTE TEHLİKE BELİRTİLERİ VE YAPILMASI GEREKENLER
DOĞUM ÇANTAM
ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE EMZİRME TEKNİKLERİ
 

3.HAFTA
EĞİTİMCİLER: SEVGİ ÖZBEK-RÜKÜZAN KABAKÇI
DOĞUM SÜRECİ VE SONRASI  ANNE VE BEBEK BAKIMI VE TAKİBİ
KADIN DOĞUM KLİNİĞİNİN TANITIMI
DOĞUM EYLEMİNİN BELİRTİLERİ- HASTANEYE NE ZAMAN GELMELİSİNİZ?
HASTANEYE GELMEDEN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER
N.DOĞUM/C/S ÖNCESİ SAĞLIK EKİBİ TARAFINDAN YAPILAN HAZIRLIKLAR
ANESTEZİ  KONSÜLTASYONU VE ANESTEZİYE KARAR VERİLMESİ
C/S OPERASYONU İÇİN AMELİYATHANEYE  TRANSFER VE AMELİYATHANE SÜRECİ
ANNENİN ODAYA TRANSFERİ VE SONRASI BAKIM VE TAKİBİ   
ANNENİN REJİMİNİN BAŞLANMASI VE MOBİLİZASYON
KONTROLLÜ ANELJEZİ VE AĞRININ DEĞERLENDİRİLMESİ
NORMAL DOĞUM VE EVRELERİ-MÜDAHALELİ DOĞUM
DOĞUM AĞRISIYLA BAŞ ETME YÖNTEMLERİ
DOĞUM SONU BAKIM VE UTERUS MASAJI
DOĞUM SONRASI ANNEDE MEYDANA GELEN FİZYOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER
DOĞUM SONRASI GÜNLÜK YAŞAM 
AMELİYATHANEDE /DOĞUMHANEDE YENİ DOĞAN’IN  KARŞILANMASI, KABULÜ VE MÜDAHALESİNDE YAPILANLAR
YENİ DOĞANIN TAKİBi, BAKIMI VE EMZİRMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ
GÜNLÜK YENİ DOĞANIN MUAYENESİ-TOPUK KANI ALINMASI –TABURCULUĞU VE 5.GÜN KONTROLÜ
ANNENİN TABURCULUĞU VE EĞİTİMLERİ


EĞİTİMCİ: FİZYOTERAPİST
GEBELİKTE EGZERSİZ
YOGA VE PİLATES KONUSUNDA BİLGİLENDİRME
4.HAFTA 
EĞİTİMCİLER: DERYA YILDIRIM - GÜLAY GÜRBÜZ
DOĞUM SONU DÖNEMDE YENİDOĞAN BAKIMI
YENİ DOĞAN TARAMA PROGRAMI
YENİ DOĞANDA GÖRÜLEBİLECEK ÖZEL DURUMLAR
YENİ DOĞANIN DOĞUM ODASI BAKIMI
ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ ÖZELLİKLERİ
BEBEĞİN BESLENMESİ / EMZİRMENİN ANNEYE VE BEBEĞE FAYDALARI
GEBELİK SONRASI KORUNMA YÖNTEMLERİ

Detaylı bilgi için : 457 22 89 - 457 27 28 - 457 24 94 - 457 27 75

11 Aralık 2014 Perşembe

Güven Hastanesi 40. Yıl etkinlikleri çerçevesinde 06.12.2014 tarihinde “Endokrin Cerrahide Güncel Uygulamalar ve Tanıdan Tedaviye Tiroid Kanseri” konulu toplantı düzenlenmiştir. 
Toplantıda ameliyathaneden canlı bağlantı yapılarak tiroid ve paratiroid cerrahisinde ROLL ve sinir monitorizasyonu uygulamaları ve total tiroidektomi tekniği ve santral kompartman diseksiyonu ameliyatları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca değişik olgu sunumları üzerinden tiroid kanserinin tanı ve tedavisindeki güncel uygulamalar katılımcılar ile birlikte tartışılmıştır.

10 Aralık 2014 Çarşamba

16 Eylül 2014 Salı

Selfie Estetiği


Cep telefonuyla kendi fotoğrafını çekme akımı, “Selfie Pozları” yeni adı ile "Özçekim" gün geçtikçe daha popüler olmakta, daha çok hayatımızı etkilemektedir. Çoğu kişi sosyal medyada paylaştığı resimleri güzel çıksın diye ameliyatsız yapılabilecek medikal işlemler için bizlere başvuruyorlar. Cerrahi ve anestezisiz genç ve güzel görünmek istiyorlar.  

Kişinin selfiesindeki yüzüne, gıdı ve ellerine kayıtsız kalabilmesi imkansızdır. "Ne yapsam?" "Hangi yönteme başvursam?" "Nasıl daha iyi görüntü verebilirim?" diye düşünüp, çareler aramak için bize danışıyorlar. Fotojenik olmak öyle çok da doğuştan gelen bir özellik değildir. Daha fotojenik bir görünüme kavuşmayı, çevreye daha genç ve dinamik bakabilmeyi sağlayan yeni dolgu, botox, ultrason ve benzeri uygulamalar, daha güzel bir “selfie”ye olanak tanıyor.

15 dakikada 15 yaş daha genç ve 15 ay daha fotojenik olunabiliyor. Kariyerinde ilerlemek ve sosyal yaşantısında başarılı olmak isteyenler selfie estetik uygulamalarından yararlanabilir.

Kişinin fotoğraflarda daha önce fark etmediği detaylar dikkatlerini çekiyor, düşmüş ağız köşeleri onu hüzünlü gösteriyor. Göz altlarında boşluk ve koyu renkli halkalar belirmiş ise onu yorgun gösteriyor, yanaklarını çökük görüyor. Pırlanta yüzüğü elinde güzel durmuyor, yüz ovali ya da gülüşünü beğenmediyse selfie estetiği iyi bir seçenektir.

Özet olarak bütün bu uygulamalar sonucunda harika görünebilir, öz güveniniz artar, takvim yaşınızdan 10-15 yaş daha genç görünebilirsiniz. Sonuç olarak yaşlanmak yaşlı görünmek anlamına gelmez.

Siz de hedefinizi belirleyip, dermatoloğunuza danışarak kendinize bir yol haritası çizebilirsiniz.

12 Eylül 2014 Cuma

Tiroid Kanserlerinin Tedavisinde Radyoaktif İyot Kullanımı

Radyoaktif iyot (İyot-131) iyi farklılaşmış tiroit kanserlerinin (papiller ve folliküler tip) tedavisinde ve takibinde 70 yılı aşkın bir süredir kullanılmaktadır. Hastalıkların tedavilerinde kullanılan yöntem ve ilaçlar her dekatta önemli değişiklikler  göstermesine karşın radyoaktif iyotun (I-131) bu kadar uzun süredir yerini koruması eşsiz bir mekanizma ile tümorü tedavi etmesi nedeniyledir. Tiroit dokusu gibi tiroitten köken alan tümörler de I-131’i hücre içinde biriktiriler. I-131’in saldığı radyoaktif ışınlar (beta ışınları) çok kısa mesafede (birkaç mm) etki göstererek kanserli hücrenin ölümüne neden olur. Bu yararlı tedavi etkisi sadece iyot tutma kabiliyeti olan tümörler için söz konusudur ve iyot tutmayan tiroit tümörleri bu tedaviden fayda görmezler. I-131 tümör hücrelerinde biriktiğinden hastaların takipleri sırasında tümör odaklarının görüntülenmesi için de I-131 kullanılabilir.

I-131 tedavisi alacak olan hastalar genellikle fazlaca kaygılı olurlar. Kaygının temel nedeni radyasyon konusundaki bilgi eksikliği ve radyasyonun duyu organlarımızla algılanamayan, görünmez bir tehlike oluşundan kaynaklanmaktadır. Radyasyona maruz kalmak yeryüzünde yaşamanın doğal bir sonucudur. Sürekli olarak uzaydan gelen radyoaktif ışınlara maruz kaldığımız gibi Dünyamızın kendisi de önemli oranda radyoaktiftir. Hava, su ve toprakta bulunan doğal radyoaktif maddeler nedeniyle hepimizin vücudunda belli oranlarda radyoaktiviteye rastlanır. 

Ayrıca modern birçok tanı ve tedavi yöntemi de radyasyon içermektedir. I-131 tedavisi alan hastalardan yayılan radyasyon nedeniyle çevredekilerin alacağı radyasyon dozu aslında diğer doğal radyasyon kaynakları veya tıbbi uygulamalara kıyasla yüksek sayılmaz. Bu seviyede radyasyona maruz kalınmasının önemli bir sağlık riski oluşturmadığı da bilinmektedir. Ancak bu tedavi hastalar için faydalı ve gerekli iken başkaları için gereksiz bir radyasyon kaynağıdır. Bu nedenle tedavi sonrası taburcu olan hastaların da bazı kurallara uyması istenir. 

I-131 tedavisi tiroid kanserinde hangi amaçla uygulanır ?
I-131 uygulamasının en önemli nedeni aslında cerrahiden geriye kalan normal tiroid dokusunun yok edilmesidir. Tüm tiroit dokusu cerrahi olarak çıkartılmış olsa bile çoğu zaman geriye gözle görülemeyecek kadar küçük tiroit dokuları kalır. Bu normal tiroid dokuları tümörle benzer davranışları nedeniyle hastaların takibini güçleştirebilir. Bunların yok edilmesi daha konforlu bir hasta takibine katkı sağlar. I-131’in hasta takibinde tümör odaklarını görüntüleme için kullanılması da başlangıçta normal tiroit dokusunun yok edilmesini gerektirir.

I-131 uygulaması ayrıca muhtemel küçük tümör odaklarını yok etmek veya varsa vücudun başka alanlarına yayılmış tümör odaklarını tedavi etmek amacıyla da kullanılabilir. Bu iki uygulamada tercih edilen dozlar farklıdır.

Cerrahi sonrası I-131 tedavisi gerekli midir?
Cerrahi tedavi sonrası I-131 uygulananlarda hastalığın daha az nüks ettiği ve hastalığa bağlı ölümlerin de daha az olduğu yönünde kanıtlar vardır. Ancak bu genelleme her tiroit kanserinde I-131 uygulanmasının zorunlu olduğu şeklinde algılanmamalıdır. Cerrahi sonrası I-131 tedavisi uygulamaları ile ilgili bazı rehberler olmakla birlikte bu konuda kesin çizgiler ve tam bir görüş birliği yoktur. Bu konu hekimler arasında da en çok tartışılan alanlardan birisidir ve öneriler geniş bir yelpazede değişiklikler gösterdiğinden her önemli merkezin farklı protokolleri olabilir. Burada genel geçer kurallar oluşturmak çoğu zaman mümkün olmadığından her hastanın cerrahi tipi, patoloji sonuçları, kişisel özellikleri ve diğer bulguları dikkate alınarak kişiselleştirilmiş bir yaklaşım uygulanır. Bir hastaya I-131 önerilmesi o hastada geride tümör olduğundan şüphe duyulduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman bu önerinin temel nedeni geriye kalan normal tiroit dokusunu yok ederek takibi kolaylaştırmaktır. 

I-131 uygulamadan önce hazırlık gerekir mi?
I-131 uygulaması öncesinde bir süreliğine tiroit hormonlarının kesilmesi ve iyottan fakir bir diyet yapılması gerekir. Son zamanlarda tiroid hormonlarının kesilmesi yerine sentetik hormonlar kullanılarak benzer tedavi etkinliği sağlanabilmektedir. İlaç kesilmesi veya sentetik ilaç kullanımı tercihi hastanın tüm özellikleri dikkate alınarak tedaviyi uygulayan hekim tarafından yapılır.

Kullanılan I-131, radyoaktif olmayan iyot ile aynı kimyasal özelliklerde olduğundan dışarıdan alınan iyotun kısıtlanması I-131’in tedavi etkinliğini arttırır.  Bu nedenle bir süreliğine iyottan zengin olan gıdalar (iyotlu tuz ve deniz ürünleri gibi) ve iyot içeren ilaçlar kısıtlanır. Diyet içerikleri ve diyetin uygulanma süresi merkezler arasında küçük farklılıklar göstermekle birlikte önemli oranda benzerdir.

I-131 nasıl uygulanır?
I-131 ağız yoluyla uygulanır. Uygulamada kapsül veya sıvı formlar kullanılabilir. Tedavi etkinliği formlara göre farklılık göstermez ancak kullanım kolaylığı nedeniyle daha çok kapsül formu tercih edilir. Sıvı formu su ile karıştırılarak içirilir. Tedavi uygulaması kurşun ile zırhlanmış ve atık sistemi özel tedavi odalarında yapılır. 

I-131 tedavisinin yan etkileri var mıdır?
Temel bir prensip olarak etkisi olan her ilacın yan etkisi de vardır. Bir tedavi yönteminin popüler olabilmesi için olumlu etkilerinin potansiyel yan etkilerine çok ağır basması gerekir. Bu nedenle doğru soru Bu tedavi gerekli midir ? olmalıdır. Eğer detaylı bir inceleme sonunda I-131 uygulaması gerekli görülmüşse bunun anlamı tedaviden beklenen fayda yanında potansiyel yan etkiler ihmal edilebilecek kadar düşüktür. 

I-131 tedavisi herkese uygulanabilir mi?
I-131 tedavisi anne karnındaki çocukta ciddi anomalilere yol açabileceğinden hamile kadınlara uygulanmaz. I-131 anne sütüne geçtiğinden I-131 uygulaması sonrası emzirme kalıcı olarak kesilmelidir.