Ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Osteopati

Uzun zamandır farklı tedaviler denediniz ve ağrınıza tam çözüm bulamadınız mı? Belki de ağrınızın farklı bir sebebi var. 

Tarihçesi çok eskiye dayanmasına rağmen ülkemizde 7-8 yıldır uygulanan Osteopati, fizik tedavi ve egzersiz tedavisini destekleyen bütüncül yaklaşım açısıyla ağrıya neden olabilecek sinir sistemi, kas-iskelet sistemi ve iç organ sistemlerini değerlendirerek sonuca ulaşmaya çalışan bir yöntemdir.

1874'te Amerikalı doktor Andrew Taylor Still tarafından geliştirilen bu tedavi yöntemi, Amerika' da ve Avrupa' da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kabul görmüştür.

Osteopati; vücuttaki hareket, dolaşım, sinir sistemi ve iç organların doğru çalışmasını uyararak vücudun kendini iyileştirme potansiyelini harekete geçirmeye çalışır. Sağlığın devamı için bütün bu sistemlerin uyum içinde çalışması gerekir. Bu nedenle vücuttaki problemi sadece ağrı olan bölgede aramaz. Ağrının kaynağını tespit ederek sorunu çözmeye çalışır. Vücuttaki her türlü dokuda tonus artışlarını ve fonksiyon bozukluklarını tespit ederek hastanın iyileşmesini sağlar. Kas ve sinir sistemlerindeki uyumu, organlarla ve kranial sistemle uyumu düzelterek, geliştirerek ve sürdürerek yapılardaki mekanik dengesizlikleri düzeltir.

Fizyoterapist ve doktorların katılabildiği, ortalama 5 yıl süren eğitimini tamamlayarak sertifika alan osteopatlar tarafından uygulanır. Osteopat;  hastanın osteopatik muayenesini yapar ve bulduğu fonksiyon bozukluklarını özel tekniklerle tedavi eder. 
 Osteopati, kişinin şikayetine göre haftada 2-3 seanslık uygulamalar olabileceği gibi bazı problemlerde daha seyrek tedaviler de uygulanabilir. Fizik Tedaviyle kombine edilebilir. Sıklıkla omurgayla ilgili problemlerde başvurulan bu yöntemde, hiçbir alete gerek duyulmaz. Manüel olarak, kişiye dokunarak yapılır. 

Birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Ağrının nedenine göre uygulanabilir. Uygulanabileceği hastalıklar ise;
Bel, boyun, sırt ağrılarında ve fıtıklarında
Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında,
Skolyoz, kifoz gibi postür bozukluklarında
Ameliyat sonrası ağrı ve yapışıklıkların giderilmesinde
Stres ve sinirsel gerginlikler
Kronik yorgunlukta
Uyku bozukluklarında
Nevralji
Spor yaralanmalarında,
Hormon bozukluklarının tedavisinde destekleyici olarak
Dolaşım sorunları, ( kan ve lenfatik sistem)
Hareket ve fonksiyon bozukluklarında
Yürüme, denge ve koordinasyon bozukluğunda
Eklem sertliği, kireçlenme gibi artrotik değişikliklerde
Fibrozit, fibromyalji gibi myofasyal ağrılarda,
Kabızlık, ishal, idrar kaçırma, hazımsızlık, gaz, karın ağrısı ve sindirim organlarının fonksiyon bozukluklarında destekleyici tedavi olarak,
Bebeklerde yutkunma, kusma, kafa şekil bozukluğunda,
Alerjik ve kronik hastalıklar, akut ağrılar, romatizmal hastalıklarda osteopati destekleyici tedavi olarak kullanılabilir.

Ameliyat sonrası erken dönemde, akut beyin kanaması, akut kırıklar, tümoral durumlar, akut iltihabi ateşli hastalıklar vb. durumlar ise uygulama alanı dışındadır. Epilepside ise dikkatli ve yumuşak tekniklerle uygulanması gerekir. Osteopati birçok şikâyetin giderilmesinde yardımcıdır. Tek başına çözüm değil, modern tıbbı destekleyen bir tedavi çeşididir. 

Bedeniniz aslında kendini iyileştirmek için ihtiyacı olan potansiyele sahiptir ve Osteopati tedavisi de vücudunuzdaki potansiyeli ortaya çıkarabilir...

18 Temmuz 2014 Cuma



Ağrınız Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Uluslararası Ağrı Araştırmaları Örgütünün tanımına göre ağrı “Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, hastanın geçmiş deneyimleriyle de ilgili hoş olmayan bir duyudur.” 

Ağrı çoğunlukla bir haberci, ikaz, vücudumuzun alarm sisteminin bir parçasıdır. Ağrının varlığında vücudumuzda yolunda gitmeyen birşeylerin olduğunu anlarız. Bu yönüyle ağrının faydalı bir mekanizma olduğunu da düşünebilirsiniz. Ancak ağrıyı çekmek kaderiniz değildir, ağrınızın dindirilmesi sizin bir insanlık hakkınızdır.

Ağrı süresine, yerine, sebebine göre, ya da klinik, fizyolojik bakımdan çeşitli şekillerde sınıflanabilir. Süresine göre ağrı sınıflamasında akut ve kronik olarak ağrı ikiye ayrılır.

Akut ağrı
Ani ortaya çıkan, kişiyi önlem almak üzere uyaran ve genellikle kendisini ortaya çıkaran sebebin iyileşmesi ile ortadan kaybolan tipde ağrıdır. Akut ağrı kramp, travma, kırık, çıkık, yanık, donma, dolaşım bozukluğu, enfarktüs, iç organların spazmı, enfeksiyon, doğum, ameliyat, diş çekimi, bazen de toksik olaylar sonucu ortaya çıkabilir.

Kronik ağrı
Yaranın ya da hastalığın iyileşme süresinden çok daha uzun süren, bazen aralıklarla tekrar tekrar ortaya çıkan ağrıdır. Ağrı en az üç ila altı aylık bir sürede kronikleşir. Kronik ağrılar hastaların psikolojik, sosyal ve ekonomik durumunda sıklıkla çöküntülere yol açar. Bunların tedavisi toplum için de belli bir külfet getirmektedir. Kronik ağrıların çaresi ağrı merkezlerinde aranmalıdır.

Ağrının Bildirilmesi

Ağrının ölçülmesi vücut sıcaklığının ölçülmesi gibi objektif olarak ölçülebilen bir olgu olmadığından ağrının şiddetinin doğru olarak ifade edilebilmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Örneğin sağlık görevlisi sizden ağrınızı sıfır’dan on’a kadar bir sayı ile puanlamanızı ister. Hiç ağrınız yoksa sıfır, hayatta hissedebileceğiniz en şiddetli ağrıyı ise on puan ile ifade ederek ağrınıza bir değer biçersiniz. Veya size bir cetvel gösterilip ağrınızın şiddetini bunun üzerinde işaretlemeniz istenir. Böylece ağrınızın azalıp artması bu puanlama sistemi ile takip edilir ve tıbbi kayıtlarınıza bu şekilde not edilir.

Hastanede yatarken ağrınızın en uygun şekilde tedavi edilebilmesi için ağrınızı sizinle ilgilenen sağlık personeline doktor, hemşire ve terapistlere bildiriniz. Mevcut rahatsızlığınızın ağrıya neden olmayacağı varsayılarak ağrınızın olup olmadığı size sorulması
unutulmuşsa ağrınız olduğunu doktorunuza, hemşirenize veya terapistinize siz söyleyiniz. Ağrınızın sorgulanması sırasında size sorulan soruları fazla ayrıntılı bulsanız bile lütfen sabır gösterip tamamını cevaplayınız. Verdiğiniz bilgilerin yeterli ve kapsamlı olması tedavinizin yönlendirilmesini kolaylaştıracaktır.


Özel Ankara Güven Hastanesi
Anestezi ve Reanimasyon Bölümü