12 Nisan 2012 Perşembe


Bahar Alerjisi ( Alerjik Rinit )

Baharın gelmesi ile birlikte artan polenler alerjik bulgulara neden olabilir. Bu duruma bahar nezlesi olarak bilinen mevsimsel alerjik rinit adı verilir. Ağaçlar genellikle bahar aylarında polen yayarlar. Özellikle sedir, çam ve kavak ağaçları bahar mevsiminde büyük oranda polen yayarak bahar alerjilerine neden olmaktadırlar.  Geç ilkbahar, erken yaz dönemlerinde bu polenlere çimen ve tahıllarda ilave olur. Rinit, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, kaşıntı yaparak evde, okulda, işte konsantrasyon bozukluğuna, uyku düzeni bozukluğuna  neden olabilir, yaşam kalitesini etkiler.

Bahar alerjisi bulguları
  • Sürekli hapşırmak
  • Burun tıkanıklığı
  • Burunda sürekli akıntı
  • Gözlerde sulanma
  • Göz altlarında morluk
  • Burun, ağız, boğaz ve gözde kaşıntı


Bahar mevsiminde ve alerjik riniti olanların dikkat etmesi gerekenler
  • Polen mevsiminde bitkilerin yoğun olduğu yerlerde ve uzun süre dışarıda zaman geçirmemeye özen gösterin. 
  • Polen mevsiminde evde ve arabada camlarınızı kapalı tutun.
  • Beden temizliğinize özen gösterin.
  • Dışarıdan geldiğinizde duş alın aksi takdirde vücudunuz ve saçlarınızda bulunabilecek polenler sizi rahatsız edebilir.
  • İçinde polenleri tutacak özel filtreler yerleştirilmiş hava temizleyicileri de özellikle alerjisi olan kişinin yattığı odaya yerleştirilebilir.

Anevrizma

Anevrizma kafa içindeki beyini besleyen ana damarlarda keseleşme şeklinde kendini gösteren patolojik değişikliktir. Bu durum doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişmiş olabilir.
Anevrizma ne sıklıkla görülüyor?
Biz anevrizmaları iki şekilde görebiliyoruz. Bazen hastalarda hiçbir kanama olmadan tanı konulabileceği gibi, bu hastalar beyin kanaması sonucunda da teşhis edilebilirler. Bu tip kanamaları biz SAK diye adlandırıyoruz. Kanamamış anevrizmaların  kanama riskleri yaklaşık 5% olarak bilinmektedir. Bu tip kanamaların toplumda görülme oranı  100,000 de 10 vaka civarındadır.
Anevrizmanın yarattığı riskler nedir? Anevrizma kanamasının sonuçları nelerdir?
Anevrizma kanaması geçiren hastaların 1/3’ü olay yerinde hayatını kaybetmektedir. Geri kalan hastaların da yarısında belirgin ve kalıcı sakatlıklar oluşmaktadır. Bu oluşan problemlerin en hayati olani hastanın tekrar bir kanama geçirmesidir. Bu nedenle anevrizma tedavisindeki en önemli faktör kanamanın tekrarlanmasının önlenmesidir.
Anevrizmanın tanısı nasıl konuluyor?
Anevrizma kanamasi sonrasi ilk tani araci bilgisayarli beyin tomografisidir. Bilgisayarli beyin tomografisinde subaraknoid kanama goruldukten sonra hastaya beyin anjiografisi yapilmalidir. Bu taniya yonelik testler mumkun oldugunca cabuk tamamlanmalidir ki hastanin tedavisine karar verilebilsin.










Beyin ve Sinir Cerrahisi Uz.Dr. Serdar Alp ve Girişimsel Nöroradyoloji uzmanı Prof.Dr. Mehmet Murat Fırat Beyindeki kan damarlarında oluşan anevrizmaları CNN Turk Checkup programında anlatıyor.

10 Nisan 2012 Salı


Gıda Alerjileri ve Reaksiyonları


Gıda Alerjileri Nedir?

Bazı kişiler belli gıdaları çok az miktarda dahi almış olsalar deride döküntüler, burun akıntısı,göz kaşıntısı gibi alerjik reaksiyonlar verebilirler. Bazılarında ise ölümlere yol açabilen daha ağır reaksiyonlar oluşabilir.Bu tip reaksiyonlara anafilaksi adı verilir.
Genellikle gıdanın protein kısmı alerjik reaksiyona neden olur.



Alerjik reaksiyonlardan sıklıkla sorumlu olan yiyecekler:
  • Süt
  • Yumurta
  • Deniz Ürünleri ( Balık, Karides )
  • Buğday
  • Ağaç Yemişleri ( Fındık, Fıstık )
  • Yer Fıstığı

Hem çiğ hem de pişirilmiş gıdalar alerjik reaksiyonlara sebep olabilirler. Bir gıdayı pişirmek onun alerjik reaksiyona neden olmasını önlemez.
Çocukların yumurta ve süt  alerjileri genellikle  yaşla birlikte düzelir.

Erişkinlerde dört çeşit gıda hemen tüm gıda reaksiyonlarının nedenidir.

  • Yer Fıstığı
  • Ağaç Yemişleri
  • Balık
  • Kabuklu deniz ürünleri( karides gibi )

Gıda Alerjileri Kimlerde Olur? Bu alerjiler Durdurulabilir mi ?

Bir kez gıda alerjisi olduğunuzda, bu alerjilerin geçmesini sağlayacak ilaç henüz yoktur. Eğer belirli bir gıdaya alerjiniz varsa bir reaksiyon geçirmemenizi garantilemenin tek yolu o gıdayı asla tutmamak, ona dokunmamak ve hatta onu koklamamaktır.

Gıdalara karşı alerjim olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?

Eğer bir gıdaya karşı alerjik olduğunuzu düşünüyorsanız, hangi gıdalara karşı alerjik olduğunuzu belirlemek üzere bir alerji/ immünoloji uzmanına danışınız. Doktorunuzun gerekli görürse deri testleri veya kan testleri ile alerjinizi belirleyecektir.

Bir gıda alerjisinin bulguları nelerdir?

 Vücudunuz belli bir gıdaya karşı alerjik ise, birkaç şekilde tepki verebilir.

  • Cildiniz kızarır, kaşınır ya da deride döküntüler olabilir.
  • Burnunuz tıkanır ya da kaşınmaya başlar, hapşırmaya başlayabilirsiniz ya da gözleriniz kaşınır, yaşarır.
  • Kusabilir, mide krampları geçirebilir ya da ishal olabilirsiniz.

Gıda Alerjileri ne kadar tehlikelidir?

Gıda alerjileri ölümle sonuçlanabilir.Alerjilerin yol açtığı ve hayati tehdit eden reaksiyona anafilaksi adı verilir.Bir gıdadan sonra eğer bulgularınız varsa derhal ambulans çağırmanız gerekmektedir.

  • Ses kısılması, boğazda daralma hissi ya da boğazda takılma hissi
  • Hırlama, göğüs daralması ya da soluk alıp vermede zorlanma
  • Ellerde ya da  ayaklarda, göz kapaklarında ya da kafa derisinde şişme
  • Durdurulamayan kusma, karın ağrıları
  • Bayılma ve ölecekmiş hissine kapılma

Eğer yukarıda sayılan reaksiyonlardan herhangi birisini geçiriyorsanız, ambulans çağırınız. Anafilaktik bir reaksiyon çok hızlı ilerler ve ölüme yol açabilir.

Bir ya da daha çok gıdaya alerjim varsa ne yapmalıyım?

Alerjik olduğunuz gıdalardan ( ya da gıda proteinlerinden) sakınınız. Eğer örneğin süte karşı alerjikseniz, süt,yoğurt, dondıurma ve süt içeren herhangi başka bir yiyecekten uzak durunuz. Bu kulağa basit gelmekle birlikte, gıda proteinleri hiç tahmin etmeyeceğiniz yerlerde gizlenebilmekte, çoğunlukla başka gıdalar içeriğinde önümüze çıkmaktadır.

Gıda etiketleri genellikle içerik maddelerinin bir listesini yapar. Bu nedenle gıda alerjileriniz varsa, gıdaları tüketmeden önce etiketlerini okumanız yararlıdır. Bazen bir gıda proteini birden fazla isim ile adlandırılabilir.
Bazı gıda içeriklerine verilen farklı isimler aşağıda yer almaktadır:

Süt içeren ürünlere örnekler:

  • Kazein, kazeinat, peynir mayası kazeini
  • Laktalbümin, laktalbümin fosfat,laktoglobülin,laktuloz

Yumurta içeren örneklere örnekler:

  • Albümin
  • Meringue veya meringue unu
  • Şu malzemeler de yumurta proteini içerebilir: yapay çeşniler, lesitin, makarna, badem ezmesi,krema,nugat ve makarnalar.
  • Bu ürünlerin etiketlerini dikkatlice okuyunuz.

Yer Fıstığına alerjik iseniz şu içeriklerden sakınınız:

  • Yapay yemişler, fındık, fıstık, yer fıstıkları, karma yemişler, hindistan cevizi, fıstık parçaları.
  • Soğuk preslenmiş, imbiklenmiş ya da ekstrüde fıstık yağı ya da yer fıstığı yağı.
  • Yer fıstığı yağı, yer fıstığı unu.
  • Şu malzemeler de yer fıstığı proteini içerebilir: Afrika, Çin, Endonezya, Meksika, Tayland, Vietnam yemekleri; fırınlanmış mamüller, şekerler, çok acı kırmızı biber, yumurta ruloları, enchilada sosu, tatlandırıcılar, badem ezmeleri, nugat ve ay çekirdekleri.

Eğer gıda alerjiniz varsa size yemek servisi yapan lokanta personeli ya da diğer kişilerden gıda içeriğini listeleyen bir mönü vermelerini mutlaka isteyin. Kendilerine gıda alerjinizin olduğunu ve hasta olmamak için yiyecek içeriğini bilmeniz gerektiğini söyleyin.

Gıda alerjisi ciddi bir durum olmakla birlikte doktorunuz ile tam işbirliği içerisinde hareket eder ve gıdalardan sakınırsanız sağlıklı kalabilirsiniz. Hekiminiz gıda alerjisi ile ilgili aklınıza gelen tüm soruları yanıtlayabilir, reaksiyonlarınız olduğunda ne yapmanız gerektiğini açıklar ve gerekli ilaçları temin edebilir.

Gıda alerjiniz olduğuna inanıyorsanız tanı ve tedavi açısından bir alerji uzmanına başvurmanızı öneririz.

9 Nisan 2012 Pazartesi


Kendinizi Sürekli Bitkin ve Yorgun Hissediyorsanız Yaşam Tarzınızda Dikkat Etmeniz Gereken Noktalar

Kendinizi zaman zaman yorgun hissetmeniz çok normal, fakat sürekli bitkin ve yorgun hissediyorsanız dikkat etmeniz gereken noktalar var.
Yaşam tarzınızda basit değişiklikler yaparak kendinizi sürekli yorgun ve tükenmiş hissetmekten kurtulabilirsiniz.

Kafein tüketimi:  Kafeinli içecekler (Kahve, Kola) geçici olarak canlılık ve performans sağlayabilir ama öğleden sonra ve akşamları kafein tüketimi uyku düzeninizi olumsuz etkileyecektir.

Beslenme Şekliniz:  Sürekli sağlıksız beslenmek ( fast food, trans yağ, margarin, şeker ) birçok sağlık sorunlarına yol açar. Bunlardan biri de bitkinlik ve yorgunluktur. Düzensiz ve kötü beslenme kan şekerinizde yükselmeler ve düşüşlere neden olabilir. Bunun sonucunda da kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.

Su Tüketimi: Su tüketimi vücudumuzun sağlığı için çok önemli bir rol oynamaktadır. Yetersiz su tüketimi kanı yoğunlaştırarak kalbin hücrelere ve organlara kan pompalamasını zorlaştırır ve fiziksel yorgunluğa neden olur. Günde 1.5 – 2 lt. su tüketimi önerilmektedir.

Alkol: Alkol tüketimi uykunuzda bölünmelere neden olur. Uyandığınızda kendinizi bitkin ve baş ağrıları içerisinde bulabilirsiniz. Uyumadan üç saat önce içmeyi bırakın.

Düzenli Egzersiz Yapın:   Gündelik yürüyüş ve vücut kaslarını çalıştırmaya yönelik düzenli egzersiz vücudunuzu daha aktif kılar ve kendinizi daha zinde hissedersiniz. Kalp hastalıkları, diyabet ve kanserden korunmaya yardımcı olur.

Zihinsel Yorgunluk:  Aktif beyin faaliyetleri çok önemlidir. Zihinsel yorgunluk vücudunuzu etkiler ve kendinizi bitkin hissedersiniz. Omega 3 ve benzeri besin destekleri zihninizi daha enerjik kılar.

Anemi: Demir eksikliği anemisi özellikle kadınlarda (menopozdan önce) bitkinlik ve yorgunluğa neden olur.

Yetersiz Uyku:  Fiziksel yorgunluğun nedenlerinden biri de yetersiz uyumaktan kaynaklanmaktadır.

Göz Kuruluğu

Gözlerimiz vücudumuzdaki dış etkenlere karşı en hassas organımızdır. Özellikle direkt olarak güneş ışığına bakılmasından çok etkilenen gözlerimiz her çeşit travmalara ve enfeksiyonlara karşı da çok hassastır. Göz muayenesi için genel fikir birliği her yıl düzenli olarak göz kontrolünden geçilmesidir. Göz problemleri erken teşhis ile çoğu zaman tedavi edilebilir.

1. İlaçlarınızı Gözden Geçirin
Kullandığınız ilaçları yakından tanımalısınız. Eğer idrar sökücü ilaçlar, doğum kontrol hapları, dekonjestan ve alerji-kaşıntı ilaçları alıyorsanız göz kuruluğu olup olmadığına dikkat ve özen göstermelisiniz.

2. Balık yağı takviyesi yapın
Araştırmalara göre balık yağı göz kurumasına karşı vücudun gözyaşı üretimine katkıda bulunuyor.

3. Aşırı sıcak veya soğuk havalar göz kurumasına neden olabilir
Çok soğuk -  kuru ve rüzgarlı havalarda klimalı ya da kaloriferli odalarda, yoğun ışığa maruz kalma durumunda, uzun süreli bilgisayar kullanımında, sigara kullanımı ya da çok sıcak duştan sonra gözde kuruma ve kızarıklık olabilir.
Sorunsuz bir göz sağlığı için bulunduğunuz ortamda göz kuruluğuna neden olabilecek etkenleri elinizden geldiğince minimize etmeniz göz sağlığınız için önem teşkil etmektedir. Uzun süreli klimalı ve dumanlı ortamda bulunmak, uzun süre bilgisayar kullanmak ve televizyon izlemek vb. göz kuruluğuna neden olacaktır. Göz kuruluğu şiddetli ve kronik bir hal aldıysa mutlaka zaman kaybetmeden doktorunuza görünün.

Siz de baharı karşılayamayacak kadar yorgun musunuz?

Bahar yorgunluğunun en basit açıklaması insan metabolizmasında oluşan değişikliklerdir. Kış mevsimi boyunca zayıflayan bağışıklık sistemi, güneş ışığından faydalanamamak, yeterince taze meyve ve sebze tüketememek, vücudunuzda oluşacak yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk ve eklem ağrıları gibi birçok şikayeti meydana getirebilir.
Bahar yorgunluğundan korunabilmeniz ve bu şikayetleri yaşamamanız için alabileceğiniz basit önlemler var;
Meyve ve Sebze Tüketmek: Kış aylarında yetersiz miktarda aldığımız ve vücudumuzun ihtiyaç duyduğu mineral, vitamin gibi direnç kaynaklarını bahar aylarında taze sebze ve meyve tüketimini artırarak alabilir, bahar yorgunluğuna karşı vücudumuzun daha dirençli olmasını sağlayabiliriz.
Yeterli ve Dengeli Kahvaltı: Sabah kahvaltısında tükettiğimiz besinlerin miktar ve içeriğini bilinçli şekilde ayarladığımızda, günümüz verimli geçecektir. Kahvaltıda karbonhidratlı besinler, elma, kuru incir ve kayısı tüketimini alışkanlık haline getirerek, gün boyunca enerjimizi yüksek tutabilir ve bahar yorgunluğunu yenebiliriz.
Bol Su Tüketmek: Bahar aylarında bol su tüketerek, vücudumuzun dinç ve sağlıklı olmasını sağlayabiliriz. Günde en az 1.5-2 litre su tüketimiyle hem metabolizmamızı hızlandırmış hem de vücudunuzun su ihtiyacını karşılamış oluruz.
Protein Ağırlıklı Beslenmek: Mevsim değişikliği ile birlikte vücudumuzun protein ihtiyacı  çoğalır. Et, sakatat, şarküteri ürünleri, balık, midye, istiridye, yumurta, süt, süt ürünleri, peynir, soya fasulyesi, badem, fındık ve tahıl ürünleri tüketmek vücudumuzun protein ihtiyacını karşılayacaktır.
Birkaç basit değişikliğin sonucu bitmek bilmeyen yorgunluktan kurtulmanız olacak

Aldığınız bütün önlemlere rağmen yorgunluk sorununuz devam ediyorsa hiç zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.

Sağlıklı ve Güzel Bir Cilt İçin Alınması Gereken Önlemler

İyi bir cilt bakımı ve sağlıklı yaşam tarzı ile cildin yaşlanmasını ve kırışmasını geciktirebilir ve muhtemel deri sorunlarından korunabilirsiniz. Cilt sağlığı için kendimize yeterli zaman ayıramıyor olsak da alınabilecek birkaç basit önlemle cildimizin sağlıklı ve güzel görünmesini sağlayabiliriz.

Güneş ışınlarından korunma: Cildimizi koruyabilmemizin en önemli yolu güneş ışınlarına yoğun bir şekilde maruz kalmamaktan geçmektedir. Güneş ışınlarının D vitamini üretiminde çok büyük rol üstlendiğini ve vücudumuz için önem teşkil ettiğini biliyoruz ama güneş ışınlarına yoğun bir şekilde maruz kalmanın kırışıklık, güneş lekeleri, cilt kanseri gibi cilt sorunlarına neden olabilir.

Güneşten koruyucu ürün kullanın: Güneşten koruyucu ürünler düzenli, uygun, yeterli miktarda kullanılmaları halinde güneşten korunmada altın standarttır. Güneş kremi faktörü, ürünün cildi güneşin zararları etkilerinden koruyabilme yeteneğidir.
  • Güneş kremi faktörü en az 15 olan koruyucular kullanın.
  • Günlük kullanın, sadece güneşe çıkarken kullanmayın.
  • Ürünün cilt tarafından emilebilmesi ve film örtü oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan en az 15-20 dakika önce, kuru deriye uygulayın ve her 2 saatte bir tekrarlayın. Yazın güneşlenirken, deri tipinize bağlı olmaksızın ürünü baştan ayak parmaklarınıza kadar olan bölgeye uygulayın.
  • ½ tatlı kaşığı ürünü ayrı ayrı her iki kol, yüz ve boyun için; 1 tatlı kaşığı ürün ise her iki bacak, göğüs ve sırt için ayrı ayrı kullandığınızda etkili koruma sağlarsınız.

Sigara içmeyin: Sigara cildinizin olduğundan daha yaşlı görünmesine ve kırışmasına neden olacaktır. Sigara dumanı deri üzerinde kuruluğa yol açar ve sigara dumanında bulunan toksik maddelerin etkileri kırışıklığa neden olabilir. Sigara içerken dudak ve yüz kaslarında oluşan yüz ifadeleri ve kasılmalar kırışıklığa neden olmaktadır.
Eğer sigara içiyorsanız cildinizi koruyabilmenizin en önemli yolu bir an önce sigarayı bırakmanız olacaktır.

Cilt sağlığı için sağlıklı beslenin: Sağlıklı beslenme kendinizi iyi hissetmenizi ve formda olmanızı sağlayacaktır. Sık sık taze sebze, meyve ve tam tahıllı ürünler tüketmeye özen gösterin.